Biraz da İşi Ustasından Dinleyelim…

Bu yazım röportaj olsun istedim. Az çok da tahmin edeceğiniz gibi röportaj, beni de eğiten, Ragbiyi öğreten ve minnettar olduğum Emil Aliev ile olacak.

Kendisine C.Ü. Kartallar ekibi ve Cumhuriyet Üniversitesi olarak çok şey borçluyuz. Kendisi yıllarca Azerbaycan’da Ragbi oynamış ve başarılı bir askeri hayattan sonra Ragbinin içinde daha profesyonel olarak devam etmiş. Yıllarca takımlar yetiştirmiş, organizasyonlar düzenlemiş ve Ragbiyi ülkesinde ve komşu ülkelerde geliştirmeye kendisini adamış. Türkiye’de bu işe Sivas’ta başlamış. Bu benim için en azından çok çok büyük bir şanstı. Kendisinden hem hayat görüşü ile hem de oyundaki profesyonelliği ile çok şey öğrendim. Öğrenmeye de devam edeceğim… Şimdi sorularımızla biraz Emil Hocamı terletelim.
Atakan Gürbüz: Emil Hocam öncelikle röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederim.
Emil Aliyev: Bana bu fırsatı verdiğiniz için ben teşekkür ederim.
AG: Sivas’taki Ragbi maceranız nasıl başladı önce biraz ondan bahsedelim. Takımı kurduktan sonra yaşadığınız zorluklar nelerdi?
EA: Eşim Cumhuriyet Üniversitesi Mimarlık Fakültesinden davet aldı ve kabul etti. Ben ne yapacağımı düşünüyordum ve en büyük sorunum Sivas`ta Ragbi takımı olup olmadığıydı… Sivas’ta Ragbi takımı olmadığını öğrendiğimde çok üzüldüm. Ama sonra bir takım kurabileceğimi düşündüm. Sivas`a geldiğim gün bu fırsatı buldum. Sivas Spor İl Müdürlüğüne başvurdum. Onlar da bana önce üniversitede bir takım kurmam gerektiğini tavsiye ettiler.
Yönümü üniversiteye ve Spor ve Kültür Daire başkanı Gülderen Bostancı’ya çevirdim. Kendisi ile görüştüm ve Cumhuriyet Üniversitesi’nde takım kurma izini aldım.
İlanlar yaptım ve üniversite fakültelerine afışleri astım. İlk zamanlarda 3-4 kişilik bir grup Ragbiyle ilgilendi ve bu grup bana her tür işlerimde destek oldu. Ben bana bu günlerde destek olan Atakan Gürbüze’ teşekkür ederim. Zorluklar her zaman var ve biz onları aşacağız. Ben bu zorlukların giderilmesinde Gülderen Hanım’a ve Aydın Bey’e de teşekkür ederim. En mühim olanı bizim antrenman yapmak için sahalarımız var!
AG: Türkiye’deki oyun vizyonu için ne düşünüyorsunuz?
EA: Şimdi Ragbi Türkiye`de yeni bir spor. Bu demektir ki ragbici (yani Ragbiyle çocukluktan beri antrenman yapan) yok. Çoğu kişi diğer sporlardan Ragbi takımlarına katılmış. Ve bu ülkede yeni bir spor için normal bir durum. Ama ben bir şey gördüm, daha doğrusu göremedim: Federasyon denilen kurum… Bir yerlerde var olabilir ama ben bir sene içinde onu bulamadım. Normal bir federasyonsuz ileri gitmek zor.
AG: Federasyonun yanlışlarını düzeltebileceğine inanıyor musunuz?
EA: İnanç yaşamımızın %50’si. Ve elbet her şey değişecek ve Türkiye uluslararası turnuvalarda kendine layık, ismine layık, bir yer alacak!
AG: Türkiye’de Ragbiyi geliştirmek için ne tür planlarınız var ya da bir projeniz var mı?
EA: Her sporun geleceği çocuklar! Bakü`de benim bir projem var "rugby-5”. Bu projenin amacı okullarda Ragbiyi tanıtmak ve çocukları Ragbiye kazandırmak. İnşallah, bu projemi ben Türkiye`de yapacağım. Doğrusu, projemi Türkiye’de bir sene içinde bulamadığım federasyona takdim etmeyi düşünüyordum. Ama şimdi hiç kimseyi beklemeyeceğim ve ilk olarak, inşallah, okullarda Ragbiyi Sivas`ta kuracağım. Malum, Sivas`da Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atıldı, ve davamız bizde Türkiye’de ilk olarak çocuk ragbisini kurmak!
AG: Favori takımınız hangisi ve neden?
EA: Yeni Zelanda ve Gürcistan milli takımları… Çoğu kişinin Ragbiye gelişi Haka dansından başlıyor. Ama benim için böyle değildi. Benim gelişim eski bir dizide Fransa – İngiltere maçı oldu. Ama Yeni Zelanda milli takımın oyunu gönlümü aldı.
Gürcistan milli takımı – Azerbayca’nın komşusu ve dost ülke. Gürcistan Ragbide Avrupada ilk 7 takım içinde. Ve Azerbaycanlı ragbiçiler sık sık Gürcistan’da turnavalara ve setifika seminerlerine katılıyorlar. Hem de Gürcü ragbiçiler içinde benim değerli arkadaşlarım var.
AG: Antrenörlük veya diğer sertifikalarınız var mı?
EA: Evet, Gürcistan`da antrenörlük seminerlerini bitirdim ve Azerbaycan`da Gürcistan Ragbi Federasyonu tarafından verilen hakemlik ve antrenörlük seminerlerini bitirdim. Son bitirdiğim 2004 yılında Tiflis'de AER-FİRA (bugün tanınan Rugby Europe) tarafından düzenlenen Uluslararası 2.Kademelik Antrenörlük semineri. İRB (World Rugby) tarafından Bakü'de geçirilen Antrenörlük semineri bitirdim. Ve World Rugby tarafından Online sınavlardan her sene geçiyorum. Tüm bu Sertifikaları World Rugby resmi sitesinden kotrol edilebilir.
AG: Geçtiğimiz Ünilig Turnuvası’ndan sonra Türkiye’deki üniversite takımları için bir fikriniz oluştu mu?
EA: Ünilig Turnavası zamanında birkaç takımın antrenörleriyle konuştum. Herkesin durumu zor… İster Ünilig’de, ister TRF Lligi’nde… Takımların durumu (elbet, konuştuğum takımların) hiç iyi değil. Çim saha, antrenman için mühim malzemeler vs. Her takım sadece Ragbi sevgisiyle yaşıyor. Ama bu Türkiye`de Ragbinin ileri gitmesi için yeterli değil.
Kendi tarafımdan, Ünilig organizatörlerine bu tür turnavalar düzenledikleri için teşekkür ederim.
AG: Yeni kurduğunuz bayan takımının geleceğini nasıl görüyorsunuz?
EA: Henüz bir şey söylemek için çok erken. Takıma oyuncu topluma işi biraz zor gidiyor. Ama hiç umudumu kaybetmiyorum. Her için başlangıcı zor, sadece fazla çalışmamız lazım ve hayelleri gerçekleştirmek!
AG: Son olarak Türkiye’de mutlu musunuz?
EA: Zaten Azerbaycan ile Türkiye arasında fark görmüyorum. Biz bir milletiz, sadece tarih bizi memleketlere böldü. İnşallah, Azerbaycan ve Türkiye Ragbisi uluslararası turnavalarda kendi sözünü söyleyecek!
Eklendi: 28-03-2016, 15:26
1 496


Benzer yayınlar


Yorum ekleyin




CÜSK RAGBİ TAKIMI, SIVAS KANGALS R.F.C, Ragbi, Rugby, Sivas, Kangal, Türkiye, Cumhuriyet Ünivetrsitesi, CÜ, Emil Aliyev, Emil Aliev, SİVAS KANGALS R.F.C, kangals, kangallar, ünilig, sivas rugby, sivas ragbi


Yukarı