Saygı olmadan ragbi oynanabilir mi?

Bîr çoğunuzla ragbi oyuntuluğundan, takım yönetltlllğlmden ve federasyon görevlerimden tanışıyoruz, "Rugby Türkiye" dergisindeki bu köşede ülkemizdeki ve dünyadaki ragbi hakkında birçok konuda makalelerimi paylaşatağım, Tüm ragbi tamlaşma ve tanıdıklara İçten sevgilerimi sunarım.
Tüm spor branşları gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Hem artan sporcu sayısı hem de artan televizyon yayınları sayesinde hemen hemen tüm branşlarda artan bir spor hacmi görüyoruz. Ülkemizde ragbinin başlaması da bu yaygınlaşmanın sonuçlarından biri. Arkadaşlarım televizyonda bu sporu görüp "Neden bizde bir takım kurmuyoruz?" diyerek bu spora başladılar, ben de onlarla tanıştıktan sonra bu spora başladım. Oyun kurallarını televizyonda maç izleyerek öğrenmeye çalışıyorduk o dönemde. Sonra da kendi imkânlarımızla, aramızda idman ve maç yaparak kendimizi geliştirmeye çalışıyorduk. Ama aslında, baştan beri göz ardı ettiğimiz, sporun ilk şartlarından biri olan (belki de ilki) konu vardı ve bu eksiğimizi hiç gideremedik: "Saygı".

sivas kangals rfc

 

Elbette her spor müsabakasında takımlar ve oyuncular sahaya kazanmak için çıkarlar ve ilk hedefleri kazanmaktır. Ancak kazanmak her şey değildir, çünkü kazanmak için önce oyunun kurallarına göre oynanması gerekir. Kurallarına göre oynanmayan bir oyun nasıl kazanılabilir? Peki, maç yapmanın diğer gerekleri nelerdir? İstemek, karar vermek, idman yapmak, kuralları öğrenmek, takım sporcusu olabilmek, arkadaş olabilmek, disiplinli olabilmek, saygılı olabilmek vb. Bu liste uzatılabilir ve en sonunda da maç oynayarak kazanmak gelir. Bu listedekilerden "saygı" maddesi ulusal ragbi ligimize önceki yıllarda katılmış ve bu yıl katılan takımlarımızda eksikliği en çok hissedilen madde.
Saygı hak edilmelidir, öncelikle karşımızdaki- ne (takım arkadaşı, rakip, kurallar, hakem, koç vb.) saygı duymalıyız ve bunu göstermeliyiz ki kendimiz de saygıyı hakedelim. Karşımızdaki insanın kişiliğine, fiziksel güvenliğine, oyun içindeki haklarına, oyun kurallarına saygı göstermezsek ve bunun sonucunda da saygı görmezsek bırakın lig maçı oynamayı mahalledeki toprak alanda kendi aramızda sevens maçı bile nasıl yapabiliriz? Nasıl yapılamayacağını 28 Kasım'da Marmara Üniversitesi Besyo Stadın'da oynan İstanbul Lions ve Avrasya R.K maçında gördük. Keşke tüm ragbi camiası orada olsaydı da, hepimizin ders alması gereken olayları görseydi. Geçmiş yıllarda da bitirilemeyen benzeri maçları yaşadık.
Saygı, sadece bizim ragbi camiamızın değil tüm dünya sporunun bir sorunu. En önemli spor organizasyonlarından biri olan şampiyonlar liginde çoğu reklamlarda ve tabelalarda "respect" yazar, dikkat edeniniz olmuştur. Ragbi sporu ise saygı disiplinine en çok ihtiyaç duyan branşlardan biri. Ragbi hepimizin bildiği gibi doğası gereği fiziksel sertliği ve adrenalini yüksek olan ve maç içinde oyuncuların sinirlerinin sık sık aşırı gerilmesine zemin hazırlayan bir spor. Bu özellikleri nedeniyle de diğer spor branşlarına göre mental olarak sinirlerini daha iyi kontrol edebilen oyuncuların yapabileceği bir spor. Bu mental kontrol ve saygı ihtiyacı karşılanmadığı zaman ödenen bedel çok ama çok ağır oluyor. Nedir bu bedeller? Harcanan zaman ve emek. Yani en değerli ve geri getirilemeyen varlıklarımızdan ikisi. Örnek yukarıda bahsettiğim maç. Benzeri durum geçmiş yıllarda da birçok maçta yaşandı ve bu maçlarda tamamlanamadı.
Takımların oyuncuları, koçlar, kulüp veya üniversite görevlileri, federasyon görevlileri hatta aileler. Herkes maçların oynanması için zaman ve emek harcıyor. Sonra maç günü gelip çattığında diğerlerine duymadığımız ve göstermediğimiz saygı eksikliğimiz yüzünden yapılan maçtan keyif alamıyoruz ve kurallara uygun maç oynayamıyoruz. Aksine kavga ve dövüş içinde sinirler bozuluyor, yaralanmalar oluyor. Herkes, oyuncular izleyiciler ve görevliler maça bunları yaşamak için mi geliyor? Tabii ki hayır. Spor yapmaya, yaptırmaya ve yapılan spordan keyif almaya geliyor. Bu keyfi bozmaya kimin hakkı olabilir?
Elbetteki ülkemiz ragbisi olarak gerek TRF'nin gerek kulüplerin gerekse oyuncuların kısaca herkesin eksikleri var. Yıllarca önce korumalı futbol ülkemizde nasıl başladıysa, ragbide oradan başladı ve eksiklikler gün geçtikçe gideriliyor. Hiçbir gelişim birden bire olmuyor. Birbirimize hem sahada hem saha dışında saygı duymazsak, dinleyip anlamak yerine bağırıp aynı anda konuşursak ve sürekli suçlarsak eksiklerimizi nasıl gideririz? Bu eksiklikler giderildiği zaman ülkemizde, gelecekde uluslararası organizasyonlar yapılacak veya takımlarımız başka ülkelerde organizasyonlara katılacak. Eğer saygı göstermeyi öğrenmezsek gerek IRB gerekse FIRA-AER organi¬zasyonlarına katılamayız, katılsak da çok büyük cezalar alırız.
Yakın zamanda yapılan ragbi dünya kupasını izleyenlerimiz olmuştur. Oradaki sporcuların rakibe ve kurallara olan saygısının ne derecede yüksek olduğunu da görmüşlerdir. Ülkemiz ragbisi olarakh edefimiz dünya ragbisindeki bu seviyeyi yakalamak olmalıdır. Ulusal ligimizin başladığı yıllardan beri gerek oyuncu gerek kulüp yetkilisi gerekse federasyon görevlisi olarak yakından takip ettiğim teknik ve organizasyon anlamında aşamalar kaydettiğimizi söyleyebilirim. Ancak bu aşamaları spora ve karşımızdakine saygıda sağlayamadık. 
Peki, ne yapılmalı? Bu konuda tüm kulüp ve üniversite yetkililerine, koçlara, Türkiye Ragbi Federasyonuma, ragbi deneyimine sahip büyüklere ve ailelere görev düşüyor. Bu görev yapılmaza, bitirilemeyen maçlar, sakatlanan sporcular, kavgalar ve bozulan moraller devam edecek. Ragbi sahasına çıkmak için kaslı olmak, hızlı koşmak, cesur olmak, tribünde izleyicisi olmak, kural bilmek yeterli değildir. Ragbi sahası oyuncuların birbirlerine ve diğer görevlilere küfür edebileceği, yumruk ve tekme atabileceği yer değildir. Oyuncu formayı giydiği andan itibaren aynı formadan rakipde de olduğunu ve saygıyı hakettiğini, o formayı kendisine verenlere de ödenmesi gereken bir karşılık olduğunu unutmamalıdır. Bu karşılık bugünkü şartlarda kurallara uygun, oynaması ve izlenmesi keyif veren, herkesin katılmakdan onur duyacağı ve sorunsuz bitirilen maçlar ve ulusal lig olmalıdır. Yarın daha büyük hedeflere ulaşabilmek için bu gereklidir.
Emre TAŞKIN
RUGBYTÜRKİYE DERGİSİ
Eklendi: 5-07-2014, 16:30
1 320


Benzer yayınlar


Yorum ekleyin




CÜSK RAGBİ TAKIMI, SIVAS KANGALS R.F.C, Ragbi, Rugby, Sivas, Kangal, Türkiye, Cumhuriyet Ünivetrsitesi, CÜ, Emil Aliyev, Emil Aliev, SİVAS KANGALS R.F.C, kangals, kangallar, ünilig, sivas rugby, sivas ragbi


Yukarı