TAKIM TANITIMI

Bizim takımımızın hikayesi aslında bakarsanız biraz da filmlerdeki gibi. "Acaba” ile başlayan düşüncemiz, bugün "bir takım olmak için daha fazla neler yapabilir” ile devam ediyor.
2.Uluslararası Kademeli antrenör Emil Aliyev komutasında kurulan takımımız başlarda sadece belirli platformlarda boy gösteriyordu. Şimdi ise Emil Aliyev komutasında Ünilig, Türkiye Ragbi 2. Ligi’nde ve belirlenen çeşitli platformlarda mücadele etmektedir.
Bir gurup hayalleri olan gencin ve idealist bir takım koçunun harika başarı hikayesidir Kangals Rugby!
Başlarda bir üniversite kulübü olarak kurulan takım çeşitli zorluklara rağmen kurulduğu ilk günden itibaren yılmadan, yorulmadan, küsmeden, kırılmadan bu zamanlara geldi ve şuan geçmişini unutmadan ilerlemekteydi.
Tüm imkansızlıklara ve zorluklara rağmen kulübümüzün kurulma hikayesini kısaca anlatmak istiyorum değerli okuyucular;
Demiştik ya bir gurup hayali olan genç ve idealist bir takım koçu, başlamıştı bir kere çıkmıştı bir yola. İmkanlar doğrultusunda afişler basıldı, kulüp tanıtılmaya çalışıldı.
Bir sürü arkadaşımız katıldı kulübe. Büyümeye başladı kulüp. Kimi arkadaşımız bu yolda devam etmedi kimisi ise bu sporda kendisini buldu ve devam etti.
Hikayemiz devam ediyordu. Bundan sonra daha fazla antrenman ve daha fazla oyuncuya ihtiyaçları vardı. En zor zamanlarını yaşıyorlardı. Bir takım olmak istiyorlardı. Bir kere tadını almışlardı Ragbi’nin.
Etraflarındakilere oynamak isteyip istemeyeceklerini soruyor, ragbiyi bildikleri kadar anlatıyor ve gerekirse hatır koyarak bile takıma kazandırmaya çalışıyorlardı. Çabaları sonuç vermişti. Yeni gelen arkadaşlarımız vardı ve hepsi de aynı tadı almışlardı.
Haftalar birbirini kovalıyor, antrenmanlar üst üste geçip gidiyordu. Her seferinde daha da oyunun içinde buluyorlardı kendilerini.
Sadece iki topla başladıkları bu yolculuk, bu şekilde devam edemezdi. Ekipman arayışına giriştiler. Yurt içinde çok yüksek fiyatta olduğu için yurt dışında çareyi aradılar ve aralarında topladıkları para ile topları sipariş ettik. Fakat Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanımızın desteği ile bu problemi de aştılar. Artık ellerinde tam olarak olmasa da yeterli ekipmanları vardı ve bu onlar için yeterliydi.
Takımdaki herkesin birbirine alışması ve dost olması çok önemliydi. Antrenmanlar ve seminerler ise bunu yapmak için yeterli değildi. Üniversitemizdeki çeşitli topluluklar ile etkinliklere katılıyor, takım ruhunu, üniversitemizdeki arkadaşlarımıza gösteriyorlardı. Takım olmanın gerekliliği olan ekip çalışmasını da sergiliyor ve uyum içerisinde etkinliklerde görev alıyorlardı.
Ragbi’de çalışmanın ve antrenman yapımının diğer sporlara nazaran ne kadar önemli olduğunu biliyor ve bu doğrultuda hareket ediyorlardı. Bir yandan da bizim gibi ragbiyi sevecek ve bu spora gönül verecek arkadaşlar aramaya devam ediyorlardı.
Takım olarak disiplinli bir şekilde kendimizi geliştirdiler ve her gün bir adım daha ilerliyorlardı. Takım artık kendine güveniyordu. O çok sevdikleri ve gönül verdikleri ragbiyi artık tam anlamıyla oynamaya başlamışlardı. Her şeyden önemlisi artık onlar bir takımda 15 tane farklı yürek çıktıkları sahada tek bir sesle atıyordu.
Sonra bizler dâhil olduk bu 15 yüreğe buradan sonra birazda benim ağzımdan dinleyelim hikâyeyi sevgili okuyucular.
Ben ve benim gibi takıma katılan yeni arkadaşlarım olmuştu. İlk defa duyduğum bir sporu yapmaya çalışmak elbette zordu. Ama takımın başında Azerbaycan milli takımları antrenörlüğü yapmış birisi vardı. Evet hikayenin kahramanı Emil ALİYEV.
Gittiğimde beni orada tam bir aile ortamı karşıladı. Herkes bana bildiklerini aktarmaya ve öğretmeye çalışıyordu. Herkesin birbirine saygısı yüksek seviyedeydi. Koçun verdiği taktikleri ve öğretilerini yorulmak nedir bilmeksizin uygulamaya çalışıyor ve başarılı oluyorduk. Çünkü her şeyden önemlisi takımın ne kadar zorluklarla bu duruma geldiğini biliyorduk. Bende başlamıştım artık bu spora. Sevdim felsefesini. Takım olarak çok çalışıyor, idmanlarımızı aksatmadan devam ediyorduk.
Cumhuriyet Üniversitesi Spor Kulübü’nden (CÜSK) müjdeli bir haber geldi bir gün. CÜSK başkanımız Sayın Mücahit FİŞNE artık CÜSK bünyesinde olacağımızın müjdesini vermişti bize. İşte bu müthiş haberden sonra her şey 2 katına çıktı daha fazla çalışıyor, daha fazla kazanmak istiyorduk.
Önümüze bir Ünilig turnuvası ve devamında Türkiye Ragbi 1. Ligi Play-off maçı vardı. Bu sırada Emil ALİYEV bana ve 2 diğer arkadaşıma bizler için gurur verici yeni görevlerimizi verdi. Ben takım yöneticisi, Kerem Görkem Maden kadro sorumlusu, Furkan Acar ise lisans sorumlusu olmuştu. Sevinç ve gururu bir anda yaşıyorduk. Velhasıl artık daha profesyonel daha disiplinli çalışmalıydık ve başarılı olmalıydık.
Zaman su gibi akıp geçti. Maçlarımızı oynuyor savaşıyorduk. Takımımız genç ama tecrübesizdi. Maçlarda azmi ve hırsı için tebrik alıyordu takımımız. Yeni arkadaşlar katılamaya devam ediyor, CÜSK bizi her zaman destekliyor ve bizlerde çok çalışıyorduk. Sezonun son maçını evimizde oynayıp sezonu noktaladık.
Yeni bir takım vardı elde, tecrübeliler ve gençler bir aradaydı. Enerjisi yüksekti takımımızın kısacası gelecek vaad ediyorduk.
Yeni sezonda Kulüp başkanımız Sayın Mücahit FİŞNE ve yardımcıları ile, Takım Koçumuz Emil ALİYEV ve yardımcıları ile oyuncularımız ve taraftarımız ile yeni başarılara koşacağımıza inanıyor ve yazımı burada sonlandırıyorum. Okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım.
Bu yolun en başında takımı destekleyen Eski Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanımız Gülderen BOSTANCI’ya minnettarız.
BATUHAN ERDABAK
SİVAS KANGALS R.F.C. TAKIM YÖNETİCİSİ

Okundu: 518



CÜSK RAGBİ TAKIMI, SIVAS KANGALS R.F.C, Ragbi, Rugby, Sivas, Kangal, Türkiye, Cumhuriyet Ünivetrsitesi, CÜ, Emil Aliyev, Emil Aliev, SİVAS KANGALS R.F.C, kangals, kangallar, ünilig, sivas rugby, sivas ragbi


Yukarı